Boğaziçi Gündem
HV
04 ARALIK Pazar 05:25

İsak Baydaroğlu; "Yunanistan, Yunanistan Değildir"

Yunanistan, Yunanistan Değildir. Edirne Valiliği 2 Şubat 2022 günü bir açıklama yaptı. Yunanistan sınırını geçmek isteyen göçmenlerin, üstleri başları soyularak ölüme terkedildiğini açıkladı. Bu göçmenlerden 12’sinin öldüğünü ilan etti. Daha sonra sayı 19’a yükseldi. Haber, bir saman alevi gibi kısa sürede yandı, bitti kül oldu. Faili Batı olduğu için olay sıradan bir vakadan başka bir şey değil.

gundem
Giriş Tarihi : 06-02-2022 08:23
İsak Baydaroğlu; "Yunanistan, Yunanistan Değildir"
İLGİLİ HABERLER İsak Baydaroğlu "Mühim Mesele" Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, “Kendi Zehrinizde Boğulun” (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({}); Amerika Birleşik Devletleri’nin temsil makamında bulunduğu Batı; Yunan ilmi, Roma aklı ve Hristiyanlık dinini kendi çıkarları için ehlileştiren yağmacı bir güruhtur. Kutsal hayat (!) bu güruhun hayatıdır. Çemberin dışında kalanların hayatı da ölümü de bir sivrisinek kadar önemli değildir. Zira onlar açısından sivrisinek ve öteki insan arasında zerre kadar fark yoktur. Yunanistan, dizginlenmiş bir at gibi, terbiye edilmiş bir vahşi gibi bu güruha hizmet etmekle yaşayabilir, öyle yaşıyor. Gerektiğinde açlıkla terbiye ediliyor. Yunan toprakları Amerikan üslerine dar geliyor. Yunanistan kaynaklı insan hakları ihlallerini, göçmenlere karşı vahşi muameleleri, terör örgütlerini koruyup kollamayı Yunanistan’ın fiili olarak görmek safdilliktir. Edirne Valiliği 2 Şubat 2022 günü bir açıklama yaptı. Yunanistan sınırını geçmek isteyen göçmenlerin, üstleri başları soyularak ölüme terkedildiğini açıkladı. Bu göçmenlerden 12’sinin öldüğünü ilan etti. Daha sonra sayı 19’a yükseldi. Haber, bir saman alevi gibi kısa sürede yandı, bitti kül oldu. Faili Batı olduğu için olay sıradan bir vakadan başka bir şey değil. Batı’nın, suçları ile kendisi arasında perde olmak için ürettiği kurumlardan olan Birleşmiş Milletler Yetkilisi, görüntüler karşısında şoke olduklarını ifade edip; “Avrupa’da artan sınır kısıtlamaları ve geri itmeler, mülteci ve göçmenleri daha riskli rotalara yönlendiriyor. Bu da insanların kendilerini, hayatlarını ve çocuklarını daha fazla riske attıkları anlamına geliyor.” Şeklinde sade suya tirit bir açıklama yaptı. Zaten başka da bir şey yapmaz, yapamazlar. Yunan Bakan, BM yetkilileri ile görüştükten sonra; “Avrupa sınırlarını geçmeye çalışırken insanların hayatlarını kaybettiği trajik olay hakkında Türk yetkililerin yaptığı açıklamalar kabul edilemez. İllegal geçişleri engellemek, Türkiye’nin sorumluluğudur.” Şeklinde konuştu. Aslında; yaptık, ama bir sorun niye yaptık? Diyordu. 2 Eylül 2015’te, bindikleri teknenin batması sonucu Suriyeli Aylan Kürdi’nin cansız bedeni Bodrum sahiline vurmuştu. Rusların Halep’e yaptığı saldırıdan kurtulan İmran, vicdansızlığın fotoğrafıydı. Esad’ın kimyasal saldırıları sonucu, birazdan uyanacakmış gibi beyaz kefenler giyen çocuklar, vicdan imtihanıydı. Batının peşinden giden insanlık, bu imtihanı kaybetti. Amerika Birleşik Devletleri öncülüğünde koalisyon güçleri Suriye’de terörle mücadele ettiklerini söylüyorlar. Varlığı şüpheli bir terör örgütüne karşı varlığı kesin bir terör örgütüyle insan avı yapıyorlar. Teröre karşı mücadeleleri sırasında öldürdükleri sivil sayısı meçhul, kamuoyuna sadece 3000’i yansıdı. Emin olun mümkün olsa Yunanistan’a yaptırır, hiç görünmezlerdi. Ne de olsa imaj önemli. 2018 yılında Kartepe Zirvesi; “Göç, Mültecilik ve İnsanlık” temasıyla toplanmıştı. Zirveye katılan Papandreu; “Türkiye hiçbir ülkenin yapmadığını yapıyor şu an ve milyonlara kapısını açıyor. Bu muazzam görevi, sorumluluğu omuzlamak kolay değildir.” Derken, zirveye katılan Yunan Bakan; “Mülteciler sorunlu insanlar değil, sorunları olan insanlardır” diyor, bu sorunların çözümü için insanlığa çağrı yapıyordu. Bu sözleri Yunanlılar söylüyorsa, göçmenleri öldüren Yunanlılar kim? Amerika Birleşik Devletlerinde, tedavisi gerektirdiği için dışarı çıkması yasak olan kanser hastası 3 yaşındaki çocuğu, bölge halkının evinin dışına gelip çeşitli gösteriler yaparak eğlendirdikleri haberi basına yansımıştı. Bu insanlar güzel insan olabilir. Ama bu haberler?!! Batı bu haberlerle propagandası yapılan batı değildir. Ümran bebeğin şaşkınlık ve korkuyla izlediği kötülükler ittifakıdır. Yunanistan da bu kötülüklerin esiri, parçasıdır. Cahit Zarifoğlu’nun; “Biliyor musunuz? Ben bu çağdan nefret ettim. Etimle kemiğimle nefret ettim” dediği çağ, Batının çağıdır. Sınırda donarak ölenler, gaz saldırılarında öldüğü halde gözleri açık yardım bekleyenler, insanlıktan utandığı için yüzünü kumda saklayan Aylan bebekler… hepsi bu çağın kurbanıdır. Allah’ın laneti, çıkarları için gözünü kırpmadan insanları öldürenlerin üzerine olsun, bu kötülüğü insanlığa reva gören batıl akıl kahrolsun.

DİĞER YAZILARI 

Boğaziçi Gündem

Haber Editörü

AdminAdmin

YORUMLAR
google-site-verification: google35f67d2386fa5dfc.html