Kırklareli’nde düzenlenen programda gençler ile bir araya gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Batı’nın her seferinde insan haklarından dem vurduğunu belirterek, "İnsanların canlı canlı öldürüldüklerine ses çıkarmadılar. Nasıl bugün Suriye’de milyonlarca insan yerlerini değiştirmişse ses çıkarmamışlar. Nasıl geçen gün Asım diye bir çocuk, 9 aylık, 4 yaşında Abdülvahap diye bir ağabeyi denizin ortasında Yunanistan’ın sahil güvenlik görevlilerinin onların botlarını batırıp, onları ölüme terk ettikleri gibi ses çıkarmadılar" dedi.
Kırklareli ziyareti çerçevesinde düzenlenen mitingin ardından Kırklareli’de yaşayan gençlerle bir araya gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, gençlerle bir süre sohbet edip gençlerin sorularını yanıtladı. Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada lider ülke konumunda olduğunu söyleyen Bakan Soylu, "Birçok devletimize saldırdılar ve yıktılar. Ama yeniden bu yetenekli insanlar, iddiası olan insanlar yani bizim geçmişlerimiz, hepinizin geçmişleri yeniden kendi devletlerini kurdular" dedi.
Geçen hafta Balkanlar’ı ziyaret ettiklerini belirten Soylu, "Keşke bir kamera olsaydı da Cumhurbaşkanımızın yani bir Türk Devlet Başkanının her santimetrekaresinde izi olan Sırbistan’dan, Bosna Hersek’e, Hırvatistan’da, Arnavutluk’ta nasıl geçmişin bize bıraktığı emanetlerin temsilciliğini yaptığını bir görseydiniz. Oradaki devlet başkanlarının kendisi ile konuşurken hangi hassasiyetleri ortaya koyduklarını keşke bir görseydiniz" dedi.
9 aylık bebeğin ölümünü görmediler
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Srebrenitsa katliamında hayatını kaybedenlerin mezarları ziyaret ettiklerini anlatan Soylu, "Avrupa hemen yanı başlarındaydı biliyorsunuz. İnsanların canlı canlı öldürüldüklerine ses çıkarmadılar. Nasıl ki bugün Suriye’de milyonlarca insan yerlerini değiştirmişse, ses çıkarmamışlarsa, geçen gün 9 aylık Asım ve abisi 4 yaşında Abdülvahap’ın denizin ortasında Yunanistan’ın sahil güvenlik görevlilerinin onların botlarını batırıp, onları ölüme terk ettikleri gibi ses çıkarmadılar" ifadelerini kullandı.
İki Afrika ülkesi farklı dilleri konuşuyor
Batının iki yüzlü ve sömürgeci olduğunu belirten İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Köle Isaura filmi çıktığı zaman bütün televizyonu olanlar ona kitlenirlerdi. Onun o halini içselleştirirlerdi ve itiraz ederlerdi. Hem madenlerini sömürdüler, hem emeklerini sömürdüler. Kültürlerini sömürdüler, Dillerini sömürdüler. 2 Afrika kökenli ülke birbiriyle komşu, biri Fransızca konuşuyor, biri İngilizce konuşuyor. Kendi dillerini konuşamıyorlar" dedi.
Sizin ücretinizi ecdadınız ödedi
Geçen gün Macron Cezayir’e gitti, Cezayir’de onu protesto ettiler. Fransa’nın Cumhurbaşkanı, Cezayir’e gitti. Cezayir’de onu protesto ettiler. Oysa biz Balkan ülkelerine, Cezaeyir’e de gitsek, bu coğrafyada hangi ülkeye gidersek gidelim her birinin halkı, her birinin milleti taksi parası almadığı bir millet olarak tarihe geçiyoruz. Diyorlar ki sizin ücretinizi ecdadınız ödedi. Bugün Balkanlar’ı karıştırmaya çalışıyorlar. Size sadece neyle karşı karşıya kaldığını dünyanın anlatmaya çalışıyorum.
Denizin karşısındaki hayırlar ülkesi Türkiye
Nasıl Suriye’yi Irak’ı karıştırdılar, nasıl Libya’yı karıştırdılar, nasıl Lübnan’da bugün fukaralık var. 0-2 yaşındaki çocuklar ki Beyrut, Orta Doğu’nun en güzel yerlerinden bir tanesidir ama 0-2 yaşında ki çocuklar süt içemiyorlar. Bütün sütlerini o çocukların Türkiye’den biz gönderiyoruz. Oradaki çocuklar Türkiye’yi nasıl tanımlıyorlar biliyor musunuz? Denizin karşısındaki hayırlar ülkesi diye tanımlıyorlar.
Kurtuluş Savaşı’nda Pakistan’a olan borcumuzu bugün ödüyoruz
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile Pakistan’a gittiklerini belirten Soylu, "250 milyon insanın yaşadığı bir ülkeden bahsediyorum. Yıllarca Amerika, Batı orayı sömürmüş ve suların da sürekli yükseldiğini düşünün. Orada da bir tek ülke var onun adı Türkiye. Ay yıldızlı bayraklarla beraber bir tek ülke. Biz oraları sömürmedik ama onlar da bize bir şey yaptılar. O zaman Hindistan’a bağlıydılar. Biz kurtuluş mücadelesine giderken ellerindeki bilezikleri sattılar Türk kurtuluş mücadelesinin silah paralarını onlar gönderdiler. Kalanları oldu kalanlarından da ne kuruldu biliyor musunuz? Bugün kü İş Bankası var ya, Bugünkü İş Bankası Pakistan’ın gönderdiği paralar ile kuruldu. Pakistanlı Müslümanların, bizim özgür olmamız için, bizim hür ve bağımsız olmamız için, okunan ezanların bu ülkede hep okunması için, şurada asılan dünyanın en güzel bayrağının bu ülkede asılabilmesi için bize gönderdiği paralar. Biz onu şimdi geri ödemeye çalışıyoruz" dedi.
İdlip’te 75 bin briket ev yaptık
Bakan Soylu, Suriye’de birçok insanın hayatını kaybettiğini anlatarak, "Bu kadar çocuk öldürüldü. Angelina Jolie’yi oraya gönderiyorlar, bir fotoğraf çektiriyorlar bir kampta, ondan sonra kendi vicdanlarını temizliyorlar. ’Biz yardım ettik’ diyorlar. Oraya da yardım eden, en çok yardım eden bir tek millet var o da bu büyük millet. İnanın ki orada küçük çocuklar var.
Sadece 4 milyon insan İdlib’de yaşıyor. Bizim yaptığımız briket evler olmasa çadırlarda yaşayacaklar kış, yaz. Şu ana kadar 75 bin briket evi tamamladık. Cumhurbaşkanımızın talimatıydı. Yine bu millet yaptı. Başka kimse değil. Peki orada olan olmazsa ne yapacaklar? Türkiye’ye gelecekler değil mi? Biz hem sınırlarımızı zorlamasınlar hem de orada daha insani yaşasınlar diye esas itibariyle onları orada tutmaya çalışıyoruz" dedi.
Amaçları Müslümanlığı kötü göstermek
Suriye’ye Türk insanının ve sivil toplum örgütlerinin, AFAD’ın, Kızılay’ın ve insani yardım derneklerinin yardım ettiğini vurgulayan Soylu, sözlerini şöyle tamamladı:" ’Radikalleşmeden dünyayı uzaklaştırmak lazım’ diyorlar. Bunu söyleyen kim? İngiltere, Fransa, Almanya, Avrupa, Amerika... Peki bu çocuklar orada eğer okumazlarsa, bu çocuklar eğer orada bu savaşın bütün zorluklarını yaşarlarsa dünyaya kızmazlar mı? Radikalleşmezler mi? Onlar başka türlü kullanılma eylemine girmezler mi? Peki niçin müsaade ediyorlar böyle olmasına? Sadece bir tek şey için. Müslümanlığı kötü göstermek için. Bu kadar açık ve net. Oyunlarını iyi kurmuşlar. Bu coğrafya huzursuz olsun istiyorlar. Türkiye için ne istiyorlar? Türkiye de aynen Irak gibi, aynen Suriye gibi, aynen Yemen gibi, aynen Libya gibi, aynen Balkanlar’daki istikrarsızlıklar gibi" dedi.