Haber
Giriş Tarihi : 17-06-2013 00:45

Zarar verenleri araştıracağız

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Biz polisimizin yanlışı varsa onu sorgularız ama polisimize şiddet uygulayan, sokaklarda çatışan, caddeleri yakıp yıkan, kamu malına, özel mülke zarar verenleri tek tek inceleyecek ve araştıracağız" dedi.

Zarar verenleri araştıracağız
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Biz polisimizin yanlışı varsa onu sorgularız ama polisimize şiddet uygulayan, sokaklarda çatışan, caddeleri yakıp yıkan, kamu malına, özel mülke zarar verenleri tek tek inceleyecek ve araştıracağız. Bütün MOBESE kayıtlarında bunlar var. Hepsi inceleniyor. Sosyal medyada provokasyon yapanları da araştıracağız, medyada provokasyon yapanları, bu olaylara arkadan her türlü lojistik destek verenleri de araştıracak ve deşifre edeceğiz" dedi.

Erdoğan, Türkiye'de örgütlenme özgürlüğünün önünü ve isteyene parti kurma yolunu açtıklarını dile getirerek, şu anda 72 parti olduğunu ancak hepsinin seçime girme hakkı bulunmadığını, 18'inin seçime girebildiğini söyledi. Erdoğan, "Belki bu seçimde daha fazlası girecek" ifadesini kullandı.

Bütün yasal düzenlemelere rağmen gazetecilerin istediğini yazamadığını, köşe yazarlarının istediği gibi kalem oynatamadığını, belli konu ve meselelerin korkudan dile getirilemediğini kaydeden Erdoğan, bunun önünü kendilerinin açtığını belirtti.

Erdoğan, çetelerle mücadele ettiklerini, karanlık suç örgütlerini çökerttiklerini, medyanın, yazarların, düşünürlerin, sanatın ve sanatçının üzerindeki baskıyı kaldırdıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"10,5 yıl önce böyle gösteriler yapmayı hiç kimse hayal bile edemezdi. 10,5 yıl önce polisin bu kadar sağduyulu hareket ettiğini hiç gördünüz mü? Mümkün değil. 10,5 yıl önce süreç çok daha farklı çalışıyordu. İnternetin, medyanın, ifade özgürlüğünün bu kadar özgürce kullanılmasını hiç kimse o zaman tahayyül edemiyordu. Şu 18 gün, hukukun, demokrasinin dışına çıkılmasına asla müsaade etmedik. Dediler ki, 'Polis biber gazı kullanıyor'. Ne olacak, kullanmayacak mı? Avrupa Birliği müktesebatına aç bak. Polis, biber gazını kullanır, yetkisi var. En ileri ülkelere bak. Biber gazını kullanıyor mu, kullanmıyor mu? Kullanır, kullanma yetkisi var.  O en ileri ülkelerde hatta kurşun sıkarlar, kurşun. Ölümüne... En ileri ülkelerde... Önce uyarı atışı yaparlar, arkasından daha serti gelir."
Şu anda İstanbul'da hastanelerde 3 kişi olduğunu kaydeden Erdoğan, "Bunlardan bir tanesi benim komiserim. Akşam ona kurşunla atış yaptılar ve midesinden yaraladılar. Bir diğeri de ayağından yaralandı. Bir sivil vatandaşın da biber gazı sebebiyle gözünden rahatsızlığı var fakat ileri derecede değil. O, şu anda zannediyorum daha henüz hastaneden çıkmadı. Tablo bu. Diğerlerinin hepsi ayakta müdahaleyle evlerine gitti" diye konuştu.

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Şimdi böyle bir tablo içerisinde polisimiz, yargımız, demokrasimiz çok zorlu bir sınava tabi tutuldu ama hamdolsun biz bu sınavı başarıyla aştık. Bu ülkeyi, demokrasiyi, hukuku raydan çıkarmak isteyenlere rağmen biz demokrasiyi, hukuku, temel insan hak ve özgürlüklerini öne çıkardık, onların sarsılmasına müsaade etmedik. Hatalar yapılmış olabilir. Yanlışlar olabilir. İstenmeyen manzaralar ortaya çıkmış olabilir… Fakat Ankara'da dün akşam baktım ki yürüyen bir grubun önünde CHP'li milletvekilleri yere çökmüş, oradan poz veriyorlar, şov yapıyorlar. Ne bu? Sen milletvekilisin ya. Milletvekili teröre fırsat vermez, milletvekili ülkesine, devletine yardımcı olur; milletvekilinin yapması gereken budur. Terör estirmek isteyenlerin önünü açmak değildir. Bunlar, terör estirmek isteyenlerin önünü açmıştır.

İstanbul'da, isim veriyorum, Divan Oteli'ne giren CHP'li milletvekillerinden bir tanesi, benim valime hakaret ediyor, saygısızca. O, kendisinden yardımcı olmasını istiyor, o ise hakaret ediyor. Kim bu? O da CHP milletvekili. Bunların meşrebi, cibiliyeti bu. Bundan vazgeçemezler, bunların tarihi bu. Çünkü bunlar sandıkta alamadıkları neticeyi, buralardan alacaklarını zannediyorlar ama alamayacaklar, mümkün değil. Şunu herkesin çok iyi bilmesini istiyorum; biz polisimizin yanlışı varsa onu sorgularız ama polisimize şiddet uygulayan, sokaklarda çatışan, caddeleri yakıp yıkan, kamu malına, özel mülke zarar verenleri tek tek inceleyecek ve araştıracağız. Bütün MOBESE kayıtlarında bunlar var. Hepsi inceleniyor. Sosyal medyada provokasyon yapanları da araştıracağız, medyada provokasyon yapanları, bu olaylara arkadan her türlü lojistik destek verenleri de araştıracak ve deşifre edeceğiz. Ben merak ediyorum, dünyanın değişik yerlerinden acaba Taksim Meydanı'na girip, bu olayların içerisine karışan yabancıların burada ne işi var? Hatay'da bunları gördük. İşte 4 tanesi şu anda tutuklandı. Olayları organize edenler olarak gördük. Bunları organize edenlerin de bunlar olmadığını kim söyleyebilir?"

"Bu tür okul müdürlerini okullarımızın başında görmeyi asla kabul edemem"

Başbakan Erdoğan, sanatçılara mahalle baskısı uygulayanları ve lise öğencilerine baskı uygulayanları milletin bilmesini istediğini ifade ederek, bazı okulların müdürlerine ve öğretmenlerine şöyle seslendi:

"Araştırmalar devam ediyor. Ben, bu tür okul müdürlerini okullarımızın başında görmeyi asla kabul edemem. Çünkü biz, bu yavrularımızı size teslim ettik. Anarşist olsunlar diye teslim etmedik. Bunları iyi yetiştirin, iyi okutun, iyi eğitin diye gönderdik, birilerinin mitinglerine, bunları derslerden çıkararak gönderin diye değil."

Aynı şeyin üniversiteler için de geçerli olduğunu söyleyen Erdğan, "İmtihan olduğu gün, 'Bugün okula gelmeyin' diyorlar. Olur mu öyle şey? Bugün olduğu gibi... Sabah 4'e, 5'e kadar tencere tava, hep aynı hava. Tencere tava çalanlar, alanı görmek istiyorsunuz. İşte buyurun size alan. Burada, başı açığıyla, başı örtülüsüyle, 7'den 70'e bir dayanışma, birlik, beraberlik, kardeşlik, vatanseverlik var. Burada kavga, gürültü, yakma-yıkma yok, şefkat var. Ben size inanıyorum. Sizler de bize inanın, bu dönen dolaplara aldanmayın. Bunların hepsini aşarız" diye konuştu.

Erdoğan, medyaya şiddet uygulayanları, Türkiye ekonomisine zarar vermek için açıklama yapanları, tavır belirleyenleri, kendi ülkesine kastedenleri milletin anlamasını isteyerek, "Şunu da açık açık söylüyorum…18 gün boyunca sokak sokak terör estirenlere, benim başörtülü kardeşlerime el uzatanlara, yanında bebeği olduğu halde, hem anneye, hem bebeğe şiddet uygulayan alçaklara, ahlaksızlara, Dolmabahçe Bezmi Alem Validesultan Camisi'ne ayakkabıyla giren, 3 gün orayı işgal edenlere, orada alkol kullanan saygısızlara, hukuk dairesi içinde gereken hesabı mutlaka soracağız" dedi.