Dünya
Giriş Tarihi : 14-01-2014 00:26

Türkiye kendi yerini bulacaktır

AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, "Krizin şekillendirdiği Avrupa’da Türkiye kendi yerini bulacaktır. AB krizden çıktıktan sonra daha esnek bütünleşmeyi tercih edeceği görülüyor. Bu durum Türkiye’nin katılım sürecini kolaylaştıracaktır" dedi.

Türkiye kendi yerini bulacaktır
AB Bakanı ve ve Başmüzakereci Çavuşoğlu JW Marriott Otelde düzenlenen 6. Büyükelçiler Konferansı'nda yaptığı konuşmada, büyükelçiler konferansının tarihin yeniden yazıldığı kritik bir dönemde Türkiye'nin farklı alanlardaki dış politika öncelikleri ve yönelimlerinin tartışıldığı çok önemli bir geleneksel bir platform haline geldiğini belirtti.

Çavuşoğlu, "Atatürk'ün belirlemiş olduğu yurtta sulh cihanda sulh hedefine bağlı kalarak gerek bölgesinde gerekse uluslararası arenada doğruları sonuna kadar savunan ilkeli bir dış politika izleyen hükümetimiz Türkiye'nin son on yılda hem yakın coğrafyasıyla geçmişiyle tarihiyle yüzleşerek uluslararası toplumun saygın ve önemli bir aktörü haline gelmesini sağlamıştır" değerlendirmesini yaptı.

Hükümetin ilkeli dış politikasının en önemli ayaklarından birinin AB  ile yürütülen katılım müzakereleri olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, son yıllarda mali krizin etkisiyle içe kapanan ve  genişleme politikasını öncelikli konular arasında değerlendiremeyen AB'nin dahi Türkiye’de yaşanan değişime kayıtsız kalamadığına dikkati çekti. Çavuşoğlu, "Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan 2013 yılı ilerleme raporu geçmiş yıllardakine oranla genel olarak daha objektif ve daha yapıcı ruhuyla olumlu bir atmosferin yakalanmasını sağlamıştır" diye konuştu.

Bakan Çavuşoğlu, Avrupa Komisyonu'nun, müzakerelere ivme kazandırılması gerektiğini ve özellikle 23. Fasıl (Yargı ve temel haklar) ile  24. Faslın (Adalet, özgürlük ve güvenlik) bir an önce müzakereye açılması gerektiğini vurguladığına değinerek bu iki faslın Güney Kıbrıs’ın tek taraflı engellemeleri ile açılamadığının altını çizdi.

AB ile müzakerelerde 22. Faslın (Bölgesel politikalar ve yapısal araçların koordinasyonu) açılmasına da değinen Çavuşoğlu, "5 Kasım'da 22. Faslın açılması, resmi müzakerelerdeki 3,5 yıllık durgunluğun kırılma noktası olmuştur. Son derece teknik ve karmaşık olan 22. Faslın açılışında gösterdiğimiz başarı tüm fasıllarda çalışmalarımızın aralıksız devam ettiğinin ve siyasi engeller kalktığında müzakereler sürecinde ne kadar hızlı ilerleyeceğimizin göstergesi olmuştur" dedi.

Vizesiz Avrupaya giriş

Türkiye-AB ilişkilerinde yaşanan en önemli gelişmenin vizesiz Avrupa'ya giden yolu açacak adımların atılması olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, Türkiye'nin vize geri kabul anlaşmasıyla AB tarihinde bir ilk olan başarıya imza attığını söyledi. Çavuşoğlu bu anlaşmayla Türk vatandaşlarının en geç 3-3,5 yıl sonra vizesiz geçiş hakkına sahip olacağını, Türkiye-AB ilişkilerinde en önemli psikolojik engelin aşılacağına vurgu yaptı.

Çavuşoğlu, Güney Kıbrıs'ın engellediği 24. Faslı aşmadan ve bu faslın gerektirdiği şartları yerine getirmeden geri kabul anlaşmasının işleyişini sağlamanın mümkün olmadığına dikkati çekti.

AB daha esnek bütünleşmeyi tercih edecek

Avrupa Bölgesinde yaşanan ekonomik kriz siyasal ve sosyal krize dönüşmekte olduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, AB’nin mevcut krizlerden dolayı dağılacağı fikrine katılmadığını söyleyerek şöyle devam etti:

"Avrupa her krizi fırsata çevirmiştir. AB’nin dağılmasını beklemek gerçekçi bir fikir olamaz. AB’nin mevcut bütünleşmesi hiçbir ülkenin sistemin dışında kalmasına izin vermez. AB, dağılmanın ağır bir siyasi faturasını ödemek yerine bu krizi aşacak. Kişi başına düşen gelirin en yüksek olduğu yer Avrupa’dır. AB üyesi ülkeler listenin en yüksek sırasındadır. Dünyanın en gelişmiş coğrafyasına üyelik bizim için ulusal bir meseledir ve her zaman öyle olmaya devam edecektir." 
Mevcut koşullar altında AB’nin krizden çıkış gündeminde iken Türkiye’nin tam üyeliği öncelikli konusu olmadığını aktaran Çavuşoğlu, "Krizin şekillendirdiği Avrupa’da Türkiye kendi yerini bulacaktır. AB krizden çıktıktan sonra daha esnek bütünleşmeyi tercih edeceği görülüyor. Bu durum Türkiye’nin katılım sürecini kolaylaştıracaktır" değerlendirmesinde bulundu.

"Demokrasi, AB sürecimizi etkileyecek"

Daha güçlü bir demokrasinin ve  daha etkin bir dış politikanın Türkiye'nin AB sürecinin başarıya ulaşmasının olmazsa olmazı olduğunu anlatan Çavuşoğlu, "Demokrasi topalsa ekonomi felçtir, ekonomi felçse diplomasi zaten ölmüştür" dedi. AB sürecinin her şeyden önce Türkiye'nin farklı alanlardaki reformlarının arkasındaki itici güç olduğunu bildiren Çavuşoğlu, Türkiye’de devlet ile birey arasındaki ilişkinin doğası değişirken vatandaşlık kavramının  sorumluluklarla beraber haklar temelinden tanımlanmasının sağlandığını belirtti.

Başbakan'ın Avrupa ziyaretleri

Çavuşoğlu, AB Yunan dönem başkanlığında Fransa tarafından bloke edilen özellikle ekonomik ve parasal politika faslı, Güney Kıbrıs tarafından bloke edilen eğitim, kültür ve enerji fasılları ile adalet, özgürlük ve güvenlik fasıllarının öncelikli olarak açılabilecek fasıllar arasında olduğunu söyledi.
 Başbakan Erdoğan'ın 21 Ocak'ta  Brüksel'e ve 4 Şubat'ta Berlin'e yapacağı ziyaretlerde en üst düzeyde görüşmeler gerçekleştirileceğini ifade eden Çavuşoğlu, ay sonunda Fransa Cumhurbaşkanı Holllande'ın yapacağı ziyaretin de AB müzakerelerinde açılacak fasıllarda Türkiye'nin önünü görmesini sağlayacağını kaydetti.