Haber
Giriş Tarihi : 01-12-2021 11:34   Güncelleme : 01-12-2021 11:34

Şehzade Mehmet İmarethanesi'ndeki lahitin ön kısmında bulunan akrostiş şiir görenlerin dikkatini çekiyor

Fatih’te Şehzade Mehmet İmarethanesi’nde Roma döneminden kalma lahitin ön kısmında bulunan akrostiş şiir görenlerin ilgisini çekiyor.

Şehzade Mehmet İmarethanesi'ndeki lahitin ön kısmında bulunan akrostiş şiir görenlerin dikkatini çekiyor

Fatih'te Şehzade Mehmet İmarethanesi'nde Roma döneminden kalma lahitin ön kısmında bulunan akrostiş şiir görenlerin ilgisini çekiyor. Tarihçiler, akrostiş şiirin Roma döneminde genç yaşta hastalanarak ölen bir kadın için kocası tarafından kaleme alındığını kaydetti.


İstanbul'un eşsiz tarihini yansıtan ilçesi Fatih'te Şehzadebaşı Camii'nin yanında yer alan Şehzade Mehmet İmarethanesi'nde Roma döneminden kalma lahit görenlerin dikkatini çekiyor. Mimar Sinan tarafından Şehzade Sultan Mehmet emriyle 1543 yılında yapımına başlanan ve 1548'de ise tamamlanan imarethanede yer alan lahitte, Crescentinvs isimli kadının kocası tarafından yaptırılan akrostiş şiir yazıyor. Akrostiş şiirin, Roma döneminde kadının ölümünden sonra kocası tarafından yazıldığı değerlendirilirken, yıllar içinde altın olduğu düşüncesiyle define arayıcıları tarafından kırılan lahit, restore edilse de bazı parçaları halen bulunamadı.



“Kocası da çok üzüldüğü için eşine bir lahit yaptırmış”


Tarihi lahitten hikayesini anlatan İstanbul Üniversitesi, Güzel Sanatlar Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Ferudun Özgümüş: “4'üncü yüzyıla ait olan ve 351 yılına tarihli bir lahit. Üzerinde de iki tane Roma konsülünün ismi var. Bu lahit genç yaşta vefat eden bir kadın için yaptırılmış. Crescentinvs bu kadının ismini kocası akrostiş şekilde 13 satırdan oluşan şiir şeklinde yazmış. Hastalanmış kadın ve genç yaşta ölmüş. Kocası da çok üzüldüğü için eşine bir lahit yaptırmış. Sonra hazine avcıları bunu içinde altın var deyip kırdılar. Mermerin içinde nasıl altın olabilir, bunu patlattılar. 2005'te İBB bunu restore etti. İstanbul arkeolojisi için önemli bir buluntu olan lahitin bazı parçaları kayıp. Herhalde burası 4. yüzyılda mezarlık alanı olarak kullanılıyordu ki bu kadının mezarını buraya yaptılar. Osmanlılar da buna hiç dokunmamış, saklamışlar, günümüze de sapasağlam ulaşmış” şeklinde konuştu.