Haber
Giriş Tarihi : 10-04-2013 14:43

Kan dökülmediği için huzursuzlar

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, ''Üç aydan beri bu topraklarda kan dökülmüyor, çocuklarımız ölmüyor. Bundan dolayı çok rahatsız ve huzursuzlar. Bunları anlamak gerek'' dedi.

Kan dökülmediği için huzursuzlar
TBMM Genel Kurulu'nda, ''terör sorununun çözümüne yönelik sürecin bütün boyutlarıyla değerlendirilmesi, Meclis'in ve toplumun bilgilendirilmesi'' amacıyla Meclis Araştırması komisyonu kurulmasına dair görüşmeler sürüyor.

''Darbe düzenini ayakta tutmaya çalışıyorlar''

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, ''Böyle tepkili davranmanın nedeni var. Üç aydan beri bu topraklarda kan dökülmüyor, çocuklarımız ölmüyor. Bundan dolayı çok rahatsız ve huzursuzlar. Bunları anlamak gerek'' dedi.

''Bugün değişime direnenler Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyeti değil darbelerin kurduğu düzeni ayakta tutmaya çalışıyorlar'' diyen Ünal, bu sorunların tamamının milletin ayağına birer pranga olarak takıldığını, görevlerinin; bu prangalardan kurtulmak olduğunu söyledi.

Ünal, şunları söyledi:

''Bugün terör meselesinin bitmemesi için elinden geleni ardına koymayan dış mihraklar boşa çıkmıştır. Yüz yıl sonra AK Parti'nin milli duruşu sayesinde oyun dışında kalmışlardır. Onların taşeronları da oyun dışı kalacaklardır. AK Parti'yi ihanetle suçlayanlar, bu noktada neye hizmet ettiklerini bir kez daha gözden geçirmelidirler.

Türkler bir çok cendereden geçti, farklı devletler kurdu ama bu millet bir kez bile kabile devleti kurmadı. Çünkü bu millet bir kabile devletine sığmayacak kadar tarihi derin, vizyonu geniştir.

Türkiye'de herkes artık bu meselenin çözülmesini istiyor. Hiç kimse bahaneler duymak istemiyor. Milletimiz artık bu kanın bu dinmesini istiyor.

Terörün son bulması dışında her şey ama her şey teferruattır. Elbette anayasa ve yasaların dışına çıkılamaz. Şehitlerimizin ruhunu incitecek, şehit ailelerini rencide edecek adımlar atılamaz. Anayasa ve yasalar içinde kalarak bu mesele artık çözüme kavuşturulmalıdır.''

Ünal, bugün Meclis'te teferruatların konuşulduğunu belirterek, ''Israrla teferruatları değil hakikati konuşacağız. Hakikat; kanın dinmesidir, anaların ağlamamasıdır'' dedi.