Haber
Giriş Tarihi : 18-11-2021 15:57   Güncelleme : 18-11-2021 15:57

İTO Başkanı Avdagiç: “Piyasa dinamikleri ile TCMB faizi arasındaki bağ giderek zayıflıyor”

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, faiz kararı sonrası yaptığı açıklamada “Piyasa dinamikleri ile TCMB faizi arasındaki bağ giderek zayıflıyor.

İTO Başkanı Avdagiç: “Piyasa dinamikleri ile TCMB faizi arasındaki bağ giderek zayıflıyor”

Döviz kurlarının ihracat açısından rekabetçi kur sınırını aştığını, faiz indirimlerinin bankaların rotatif ve taksitli kredilerine yansımadığını ve kredilere ulaşımda sıkıntının devam ettiğini görüyoruz” dedi.


İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Merkez Bankası'nın faiz kararı sonrasında sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Avdagiç, piyasa dinamikleri ile TCMB faizi arasındaki bağın giderek zayıfladığını belirterek, “Kurun, enflasyonun ya da faiz seviyesinin yüksekliğinden ziyade öngörülebilir olmaması asıl meseledir. Türkiye ekonomisi kur-faiz-enflasyon üçlüsüne hapsedilemeyecek kadar büyüktür” mesajını paylaştı.


Avdagiç şu açıklamaları yaptı:


“Türkiye'de yatırım yapmaya çalışan insanların hiçbirisi yüksek faizden memnun değil. Ne var ki, yaşanan tartışmalar, faizi de kuru da enflasyonu da baş rolde tutmaya devam ediyor. Açıkçası konu politika faizinin ne kadar değişeceğinden oldukça uzaklaştı.


Piyasa dinamikleri ile TCMB faizi arasındaki bağ giderek zayıflıyor. Döviz kurlarının ihracat açısından rekabetçi kur sınırını aştığını, faiz indirimlerinin bankaların rotatif ve taksitli kredilerine yansımadığını ve kredilere ulaşımda sıkıntının devam ettiğini görüyoruz.


İş dünyası için asıl konu öngörülebilirliktir. Yani kurun, enflasyonun ya da faiz seviyesinin yüksekliğinden ziyade öngörülebilir olmaması asıl meseledir. Türkiye ekonomisi kur-faiz-enflasyon üçlüsüne hapsedilemeyecek kadar büyüktür.


Kur ve enflasyonun seyri, Türkiye'nin risk primine ve dolarizasyona olumsuz yansıyor. Beklentimiz, bir an önce öngörülebilirliğin en üst seviyeye çıkarılması; Kur, faiz ve enflasyonun bir dengeye kavuşturulması ve iş dünyasının “fiyatlayamama” sıkıntısından kurtarılmasıdır.


Unutmayalım ki, küresel düzeyde enflasyonun, emtia ve enerji fiyatlarının yükseldiği bir konjonktürden geçiyoruz. Devletimiz, reel sektörümüz ve bankalarımızla bir bütün olarak, önümüze çıkan küresel fırsatları değerlendirmeye odaklanmalıyız.”