Köşe Yazıları
Giriş Tarihi : 18-09-2012 22:47

Günümüzün Ensar’ı olabilmek…

Mekke’den Medine’ye göç eden muhacirlere evlerini açan güzel insanların örnek davranışları aslında Dünya barışı için ihtiyaç duyulabilecek olayları anlatır bize.

Günümüzün Ensar’ı olabilmek…
Günümüzün Ensar’ı olabilmek…
Mekke’den Medine’ye göç eden muhacirlere evlerini açan güzel insanların örnek davranışları aslında Dünya barışı için ihtiyaç duyulabilecek olayları anlatır bize.
Mekke’den hicret eden Muhacirler ile Medine’deki Ensar arasında gerçekleştirilen kardeşlik ilişkisi eşine az rastlanır türden bir toplumsal davranış ve dayanışma biçimidir. Günümüz dünyasında sorunların asıl kaynağı da yüzyıllar öncesi sergilenen bu toplumsal refleksin bugün gösterilememesi değil mi? Etrafımıza şöyle bir baktığımızda, olumlu tutum ve davranışlardan daha çok olumsuz olayları görmekteyiz. Savaş, kavga, açlık, birbirinin malına, hakkına tecavüz... Tüm bunlar yüz yıllardır sürüp giderken, toplumsal huzuru ve mutluluğu hep başka mecralarda aramışız. Hâlbuki sadece Ensar olmaya çalışsak çözüm kendiliğinden gelecek.
Dünya kurulduğundan beri insanlar yaşadıkları yerlerden birçok sebepten dolayı ayrılarak muhacir olabiliyor. Dün olduğu gibi bugünde anasını, babasını, eşini, köyünü terk edebiliyor. Hatta vatan toprağını bırakmak zorunda kalabiliyor. Gerekçesi ne olursa olsun, bu kaçınılmaz gerçeğin önümüzde önemli bir sorun olarak durduğunu, bunun bir sonu olmadığını bilmek, buna karşılık defalarca çeşitli çözümler üreterek deneyip çözüm bulamamak, ayrı bir sorun olarak insanoğlunun karşısında duruyor. Belki de çözüm bin dört yüz yıl önce uygulaması yapılmış olan Ensar-Muhacir kardeşliğin de. Bunu bir kez daha gözden geçirip yaşadığımızda çözümün hiçte zor olmadığını göreceğiz.
Komşusu olduğumuz ülkelerde gelişen olaylar neticesinde her zaman güven duyulan ve göç alan ülke olmuşuz. Yakın tarihimizde Bulgaristan ve Irak örneklerinde olduğu gibi, Suriye’den ülkemize sığınanlar da bu güveni ülkemizde bulmuşlardır. Sebebi ne olursa olsun ülke topraklarımızı güvenli bir liman olarak görüp gelen bu insanlara yine Ensar gibi davranıp onlara kucak açmak durumundayız. Binlerce yıl önce Medineliler nasıl mallarını, topraklarını ve ailelerini bırakıp göç eden Muhacirlerin ihtiyaçlarını karşıladı ise bugün bizler aynı duygu ile onlara yaklaşmalıyız.
Tarihler değişmiş, aylar geçmiş, çağlar atlamış olabiliriz. Milletler, ülkeler farklı olmuş olabilir. Ancak, medeni dünyada insanlar ne kadar çözüm üretseler de, değişmeyen tek bir şey var. Toplum ve insan ilişkilerine yüzyıllar önce Medine halkının bakış açısı ile bakmadığımız sürece, insanlığın yüz yıllardır süren bu tür sorunları yine bitmeyecek.
Gerçek kardeşliği, paylaşmayı, misafirperverliği o günkü Ensar nasıl yapmışsa, bugünde insanlığın Medineli Ensarlar gibi olmaya ihtiyacı var.