Haber
Giriş Tarihi : 30-06-2013 01:37

Egemen Bağış, AK Parti Kadıköy İlçe Başkanlığı Danışma Meclisinde konuştu

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "Kimse bu 4 hafta boyunca yaşananların aniden bir gece, insanların ağaç sevgisinden dolayı kaynaklanan bir hasassiyetle gerçekleşmiş olduğu intibasına kapılmasın veyahut yalanına sakın kulak asmasın.Bu tezgah, PKK'nın Türkiye Cumhuriyeti topraklarından çekileceğini ilan etmesiyle başlamış bir tezgahtır" dedi.

Egemen Bağış, AK Parti Kadıköy İlçe Başkanlığı Danışma Meclisinde konuştu
Bağış, AK Parti Kadıköy İlçe Başkanlığı'nın Kadıköy Halk Eğitim Merkezi'nde düzenlediği haziran ayı danışma meclisi toplantısında yaptığı konuşmada, Kadıköy halkının artık "köy zihniyetiyle yönetilmekten" bıktığını, kendilerinin de bunun farkında olduğunu kaydetti.

İlçe teşkilatlarının son dönemde Kadıköy'deki "fitne çabalarına, kışkırtmalara, taşlamaya varan saygısızlıklara rağmen" halkla kucaklaşmaya bundan sonra da devam edeceğini aktaran Bağış,  "Kadıköy'de önümüze çıkan sıkıntılı süreci de hep beraber aşacağız. Çünkü bizim ortak sevdamız, bizim kardeşlik senfonimizin merkezi İstanbul'dur. Biz İstanbul'u İstanbul yapan en güzel ilçelerden birisi olan Kadıköy'ün hak ettiği belediyecilik hizmetini kazandırmak için sizlerle birlikte hummalı bir çalışma içine gireceğiz. Adayımız kim olursa olsun, listelere kim girerse girsin biz hep beraber sizlerle burada AK Parti'nin bayrağını, hizmetin bayrağını, vatandaşın derdiyle dertlenmenin bayrağını, hepimizin ortak paydası Genel Başkanımız, Başbakanımız, liderimiz, önderimiz Recep Tayyip Erdoğan'ın bayrağını hep beraber en yüksek noktaya inşallah taşıyacağız" dedi.

- Gezi olayları

Taksim Gezi Parkı'nda başlayan olaylara değinen Bağış, olayların "aniden bir gece, insanların ağaç sevgisinden dolayı kaynaklanan bir hasassiyetle gerçekleştirmiş olduğu yalanına" kulak asılmamasını istedi. Bağış, "Bu tezgah, PKK'nın Türkiye Cumhuriyeti topraklarından çekileceğini ilan etmesiyle başlamış bir tezgahtır" diye konuştu.

- "Türkler çok oluyor..."

"Hani tasvip etmesek de Anadolu'da çok kullanılan bir tabir vardır, 'Sırtından sopayı eksik etmeyeceksin' diye, Türkiye'nin sırtındaki sopanın eksikliğini görenler, 'Türkiye'ye yeni bir sopa bulmamız lazım, yoksa bu Türkler çok oluyor' demeye başladılar" diyen Bağış, son dönemde yapılan yatırımları ve gelişmeleri hatırlatarak, şunları söyledi:

"(Acaba gücümüz yeter mi, yapabilir miyiz?) dediğimiz havaalanını, devlete sıfır maliyetle 5 şirket yapmayı kabul etti, üstüne önümüzdeki 25 yıl boyunca 30 milyar avro kira ödemeyi taahhüt etti. Üçüncü köprünün temeli atıldı, devlete yine sıfır maliyetle İstanbul Boğazı'nın yeni bir incisine kavuşacağını ilan etti. Bir Fransız ve Japon konsorsiyumu, bir nükleer santral yapmak için Türkiye'ye 20 milyar dolarlık bir yatırım yapacaklarını ilan ettiler. Cumhuriyet tarihinde hiçbir Türk siyasetçiye gösterilmeyen bir hüsnü kabulle Sayın Başbakanımız, Beyaz Saray'da ağırlandı, kendisiyle birlikteydik. Avrupa Konseyi'nin Başkanı Sayın Rompuy, ülkemize ilk resmi ziyaretini yaptı, sayın Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın misafiri oldu. IMF'e olan son borcun son taksidini ödedik, IMF'ye borç vermek için müzakerelere başladık. Faiz oranları yüzde 63'ken, yüzde 4,6'ya kadar düşürdük. İşsizlik oranı, üyesi olmaya çalıştığımız AB ortalamasının yarısına, yüzde 8'e kadar düştü, geriledi. Tüm bu saydıklarım mayıs 2013'te, çabalarımızın sadece bir kısmı. Onlar 'Türkler çok oluyor' demesin de ne desinler?"

- "Olaylar nasıl başladı?"

Bağış, Taksim Gezi Parkı'nda bazı ağaçların, İstanbul'un başka bir parkına nakledilmesi kararının Taksim Yayalaştırma Projesi'yle alındığını ve o projenin Büyükşehir Belediye Meclisi'nden oy birliğiyle geçtiğini, bu projeye muhalefet partilerinden hiç kimsenin itiraz etmediğini söyledi. Kendilerini Gezi Parkı olayları nedeniyle bugün eleştirenlerin hiçbirinin, bu karara yönelik bir eleştiri getirmediğini kaydeden Bağış, şöyle devam etti:

"Ne zaman Belediye Meclisi'nin alıdığı karar gereği çalışmalar başladı, birileri rahatsızlıklar yaşamaya başladı ama o gün yaşanan olay, aslında çok önceden kurgulanan, kurulan bir düzeneğin, bir patlayacı düzeneğin fitillenmesinden başka bir şey değildi. Çünkü PKK'nın Türkiye Cumhuriyeti topraklarını terk edeceğini ilan etmesiyle birlikte 20 farklı noktada, bilgisayarlar kullanılarak, özel bir yazılım programı kullanılarak, 200 binin üzerinde sahte twitter hesabı açılmış. Bu sahte twitter hesaplarından Türkiye'nin entelelektüellerine mesajlar gönderilmeye başlanmış. Ne tür mesajlar? 'Yandık, bittik, kül olduk' mesajları. 'Türkiye otoriterleşiyor, muhafazakarlaşıyor, yasakçı bir zihniyetin elinde', 'Türkiye diktatör Tayyip Erdoğan'ın elinde', 'Türkiye alkolün yasaklandığı, üç çocuğun mecburi hale geldiği, Türkiye kürtajın tamamen yasaklandığı bir ülke oluyor', 'İnsanların kılık kıyafetleriyle uğraşılıyor', 'Herkese başörtü takma mecburiyeti getiriliyor', 'Türkiye'de ayran içmeyeni dövecekler, Türkiye'de şöyle olacak, böyle olacak' diye tamamen bir kara batak zihniyetiyle insanların yüreğine korkular, vesveseler fitne fesat yükleniliyor. 6 ay boyunca sistematik olarak bu mesajları alan entelektüel çevreler, sanatçılarımız, sporcularımız, müzisyenlerimiz, düşünürlerimiz, köşe yazarlarımız, bunların etkisi altında kalmaya başlıyorlar. 'Acaba doğru olabilir mi?' diyorlar; ki her birini tek tek açsak hiçbirinin aslı astarı yoktur. İddia ederek söylüyorum, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en özgür, en demokratik, en şeffaf, en müreffeh, en saygın dönemini yaşıyoruz ama gaza gelmeye pek de hazır olan çevreler, bu aldıkları mesajların etkisi altında benzer mesajları kendileri de yazmaya başlıyor."

- "Düzenek ateşlendi"

Türkiye'yi bir sosyal patlamanın eşiğine getirmek için bir düzenek kurulduğunu kaydeden Bağış, "Her patlayıcının patlayabilmesi için fitilinin ateşlenmesine ihtiyaç var. O ateşlenme olayı da 31 Mayıs sabahı Gezi Parkı çadırlarının yakılmasıyla gerçekleşiyor" dedi.

Katılımcılara, "Yıllardır bu ülkede yaşıyoruz, bizim polisimizin, zabıtamızın toplumsal olaylarla ilk karşılaştığı ilk olay Gezi Parkı olayı değil. Hepiniz 1 Mayıs gördünüz, bunca teröre karşı mücadele gördünüz, toplu eylem gördünüz, bunca gösteri gördünüz. Hiç polisin ya da zabıtanın çadır yaktığını hatırlar mısınız?" diye soran Bağış, "Hayır" cevabını alınca, "Neden ilk. Bunu biraz düşünmek lazım. Bizim zabıtamız, bizim polisimiz bugüne kadar hiç yapmadığı bir şeyi niye o gün yapıyor? Bunların hepsi araştırılıyor" dedi.

- "Çoğu mesajları sildi"

Çadırların yakılmasının ardından bir anda "200 bin adresle kurgulanan sosyal mecrada", "Türkiye yakılıyor", "Ağaç düşmanları Türkiye'yi yakıyor" gibi iddialarla Türkiye'de iç savaş varmış gibi bir hava yaratılmaya çalışıldığını kaydeden Bağış, konuşmasına şöyle devam etti:

"6 ay boyunca etkilenmiş kişiler de bunun neticesinde, milyonlarca takipçileriyle paylaştıkları mesajlar atmaya başlıyorlar. Çoğu sildi şimdi o mesajları ama hepsinin kayıtları var. Nasıl bir provokasyon, nasıl bir çaba? Bir yandan onlar samimi duygularla, birçoğu samimi duygularla 'Gelin ağaçları koruyalım', 'Gelin Gezi Parkı'ndaki çevrecilere sahip çıkalım' derken, bir yandan da bu işin profesyonel organizatörleri, o sahte adresler aracılığıyla 'Gün bugündür, bugün düşüremezsek bir daha düşüremeyiz, bu hükümeti devirmenin günüdür' diye baskının içine giriyorlar. 24 saat içinde o cuma sabahı çadır yakılıyor, cumartesi günü, dünyanın 30 şehrinde, Türkiye'nin 78 şehrinde eş zamanlı gösteriler yapılıyor. Ne tesadüftür ki hepsinde aynı sloganlar, aynı pankartlar, aynı tür megafonlar, iletişim için aynı yazılım kullanılıyor ve hepsinde muazzam hazırlık var. Kumanyalar hazırlanmış, revirler kurulmuş, sandviçler, sular dağıtılıyor, ücretsiz kamyon kamyon biralar dağıtılıyor."

Dolmabahçe'deki camide bira içilip içilmediği yönündeki tartışmaları da hatırlatan Bağış, şöyle devam etti: 
"Şimdi çok tartışılıyor ya 'Camide bira içildi mi içilmedi mi?' diye, daha vahimi var, bu ülkenin sokaklarında içki içmemesi gereken ufacık yavrulara ücretsiz içkiler dağıttılar. Türkiye'de içme yaşı 18; ABD'deki gibi 21 değil, İngiltere'deki gibi hafta sonu içki içmek yasak değil ama 13-14 yaşındaki çocuklara bedava biralar dağıtıldı. Şuurları, bilinçileri zayıflatıldı. Öyle bir organizasyonu inanın bana dünyanın en organize teşkilatı olan AK Parti bile 24 saatte yapmakta zorlanır. Bunun 24 saatte yapılacak hali yok. Sadece revirdeki teçhizatı görseniz, full ameliyat yapabilecek malzemeyle donatılmış revir çadırları kurdular bir gün içinde. Bu işin içinde iç odaklar da var, dış odaklar da var. Bunlar vakti zamanı geldikçe paylaşılacak."