Ekonomi
Giriş Tarihi : 13-06-2013 03:51

Bir ağacın maliyeti 10 milyar dolar

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Gezi Parkı olaylarının Türkiye’ye maliyetine değinerek, "Oradaki beş ağacın her birinin Türkiye’ye en az 10 milyar dolarlık maliyeti olmuştur herhalde bugüne kadar” diye konuştu.

Bir ağacın maliyeti 10 milyar dolar
EXPO 2020 aday şehirlerin sunumu çerçevesinde İzmir’in sunumuna katılmak için Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan Bakan Bağış, Kültür ve Turizm Müşavirliğinde basın toplantısı düzenledi.

İzmir'in adaylığına ilginin çok yüksek olduğunu belirten Bağış, Rusya'nın Ekaterinburg, Brezilya'nın Sao Paulo ve Dubai’nin en büyük rakip olarak İzmir’i ilan ettiklerini açıkladı. Bağış, “Türk milleti kafaya koyduğunu yapar. Bunu kafaya koyduk. Herkesin işbirliği var. İnsanımız kararını verdi. Hep beraber mahalle muhtarından cumhurbaşkanına kadar seçilmişi, atanmışı ile İzmir’in arkasındayız” dedi.

Bir soru üzerine Türkiye’deki Gezi Parkı eylemlerine benzer eylemlerin birçok Avrupa ülkesinde de görüldüğünü söyleyen Bağış, “Bunları aleyhimize kullanan rakiplerimiz var. 2020’de Türkiye dünyanın en güçlü 10 ülkesinden biri olacak, kişi başına gelirini 25 bin dolara çıkaracak, en fazla uçağa sahip havayolu şirketinin sahibi olacak” diye konuştu.

Olayların, Türkiye’nin AB üyeliğini etkileyip etkilemeyeceğine yönelik bir soruya Bağış, AB üyeliğinin teknik bir süreç olduğunun altını çizerek, AB üyesi ülkelerden Londra’da benzer görüntülerin olduğunu ancak İngiltere’nin AB üyeliğinin askıya alınmadığı yanıtını verdi. Bağış, “Şimdi Türkiye’nin AB üyeliğini farklı mecralara çeken olursa Avrupa’ya zarar verir” dedi.

“Halkın yüzde 73’ü reformlardan yana”

Bakan Bağış, son dönemde Türk halkının AB üyeliği konusunda isteksizlik olduğu yönündeki soru üzerine, anketlere göre, halkın AB üyeliğine yüzde 50 oranında "evet" dediğini ancak "Türkiye’nin AB üyesi olarak kabul edileceğine inanıyor musunuz" diye sorulduğunda olumlu yanıt verenlerin oranının yüzde 30’ların altına düştüğünü söyledi. Bağış, "Reform adımlarının Türkiye’nin demokrasisini güçlendirdiğine inanıyor musunuz" sorusuna ise halkın yüzde 73’ünün "evet" dediğini belirterek, "Yani vatandaşımız sürecin Türkiye’nin yararına olduğunu ama Avrupa’ya güvenmediğini söylüyor" ifadesini kullandı.

Gezi Parkı olayları ile ilgili bir başka soruya Bağış, aslında Taksim projesinin, yayalaştırma projesi olduğunu belirterek, “Gezi Parkı ile sınırlı kalmayacak. Bütün Taksim Meydanı’nın yayalaştırılması ve ağaçlandırılmasıyla oraya, İstanbul’a dünya standartlarında meydan kazandırma projesidir. Proje Belediye Meclisi’nde diğer partilerin de katılımıyla oybirliğiyle kabul edilmiştir” yanıtını verdi.

“Vatandaş muhalefeti kendi yapıyor”

Bakan Bağış şöyle devam etti:
“Bu olaylar bence bir şeyi ortaya koymuştur. Özellikle hükümetle aynı fikirlere sahip olmayan vatandaşlarımız, kendi görüşlerini temsil edecek nitelikte bir muhalefet partisinin olmamasından şikayet ettikleri için muhalefeti kendileri yapıyor şu anda. Belki de bu kardeşlerimizin siyasi parti kurmaları, demokrasimizi güçlendirir. Bizi de kamçılar, daha hizmet etmek için. Bunda da bir hayır olabilir.”

Bağış, “Biz AK Parti olarak ilk günden itibaren her türlü çatışmaya, her türlü zarar vermeye karşı olduğumuzu ilan ettik” ifadesini kullandı. Bakan Bağış göstericilere de şu çağrıda bulundu:

“Benim iyi niyetli kardeşlerim evlerine dönsünler, işlerine güçlerine baksınlar. Gerekli mesajları biz zaten değerlendiriyoruz. Bu konuları gündeme getiren TBMM’de muhalefet partileri var. Birçok farklı kesimin birçok farklı mesajı var. Ama bütün toplum o mesajlardan haberdar oldu. Artık bu işi daha fazla gerip ülkemize de zarar vermeyelim.

Eylemciler evlerine döndüğü anda polisimiz de evine, karakoluna dönecektir. Biz de yaşanan bu süreçten mutlu değiliz. Bu gerginlikten herhangi bir şekilde tatmin olmamız söz konusu olamaz.”

“Kimsenin yaşam tarzına karışılmadı”

Gezi Parkı eylemlerine katılanların çok farklı itirazlarda bulunduklarını belirten Bağış, katılanlardan bazılarının yayalaştırma projesine karşı çıktığını, bazılarının ağaçların kesileceği inancına kapıldığı için eylemlere katıldığını belirtti.

Bağış, “Bazıları alkol satış ve reklamını düzenleyen yasayı protesto etmek, bazıları CHP ve BDP’ye destek vermek, bazıları da farklı endişelerle gidiyorlar. Bunların içinde hayat tarzına karışıldığını iddia edenler var. Ben bunu tamamen akıl dışı buluyorum çünkü Türkiye’de kimsenin yaşam tarzına karışılmamıştır” dedi.
AK Parti’nin iktidarı devraldığı dönemde Türkiye’nin borçlanma oranının yüzde 30 olduğunu hatırlatan Bakan Bağış, bu oranın yüzde 4,7’ye indiğinin altını çizerek, “Yani birilerinin geliri yüzde 85-90 azaldı. Onların da bu sürecin içinde olduğuna dair bilgi ve belgeler var. Onları da vakti geldiğinde Sayın Başbakanımız kamuoyuyla paylaşacaktır” diye konuştu.

“Maliyeti 10 milyar dolar”

Konuşmasında Gezi Parkı olaylarının Türkiye’ye maliyetine de vurgu yapan Bağış, “Maliyetini bilmiyorum ama oradaki beş ağacın her birinin Türkiye’ye en az 10 milyar dolarlık maliyeti olmuştur herhalde bugüne kadar. 40 yıldır terörle mücadele etmiş bir ülke olarak, bu olayların bu noktalara nasıl getirildiğinin üzerine daha fazla eğilinmesi gerektiğine inanıyorum” ifadesini kullandı.

“Sahte tweet hesaplarıyla provokasyon yapıldı”

Bakan Bağış, Gezi Parkı olaylarına ilişkin yapılan bir başka tespiti aktararak, bir süre önce yüz binlerce sahte tweet hesabı açılarak, Türkiye’nin önde gelen kanaat önderlerine, sanatçılarına, sporcularına, gazetecilerine yönelik kampanyalar başlatıldığını anlattı. Bağış, şöyle devam etti:

“Toplumdan biraz daha kopuk yaşayan bu çevrelerin, toplumla ilgili intibalarını etkilemek üzere aylarca süren bir kampanya neticesinde sanki Türkiye’de toplumsal patlamanın eşiğindeymişiz gibi bir hava yaratılmış.”
Gezi Parkı’na yapılan ilk müdahalenin ardından bu olayın abartılarak bir patlamaya yol açması için provokasyon çabası içine girildiğini söyleyen Bağış, “Bunun perde arkasında kimler var, finansmanı nasıl gerçekleşmiş, çalışmaları nasıl yapılmış, bunlarla ilgili araştırmalar devam ediyor” dedi.