Köşe Yazıları
Giriş Tarihi : 23-04-2013 18:54

Açılın ben doktorum

Açılın ben doktorum
Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
Tamamda hocam o zaman bu başlık nereden çıktı diye sorabilirsiniz?
Anlatayım o zaman
Dedim ya bugün 23 Nisan
Her ilköğretimde çocuğu olan aile gibi bizde günler öncesinden bugün için hazırlandık.
Bizim küçük kızın, Ilgın’ın okuluna gidip, 23 Nisan gösterisini izlemek için.
Sabah erkenden kalktık, bizim hanım, ben ve Ilgın okulun yolunu tuttuk
Bizim kız gösterisine çıktı, program bitti ve okuldan ayrıldık.
Tabii bizim 23 Nisan programı henüz bitmedi.
Annesi, bugün çocuk bayramı, çocuğun gönlüne göre hareket etmek lazım diye Ilgın Hanım’ı çarşıya götürdü.
Bende fırsattan istifade bölümdeki odama çıktım.
Amacım haftalar önce bitirdiğim bir makalemi bir uluslar arası bir dergiye göndermek.
 ---
Oturdum çalışmaya başladım, aradan birkaç saat geçti.
Biraz ara verip gazetelere göz atayım dedim.
Önce Boğaziçi Gündem ve Şebin Gündem’e göz attım.
Sonra ulusal gazetelerin internet sayfalarına
İlk baktığım gazetenin manşetindeki bir haber hemen dikkatimi çekti.
“Açılın ben doktorum” dedi yaralıyı boğazını delip, kurtardı.
Doğal olarak haber ilgimi çekti, tıkladım haberi okumaya başladım.
Haberin alt başlığı “Kazayı gören kadın doktor, yaralının boğazına delik açtı” diye verilmiş.
Haber özeti ise şu şekilde;
“Sakarya'nın Akyazı ilçesinde motosikletiyle hafif ticari aracın altında kalarak yaralanan ve dili içeri kaçan Behçet Çelik, tesadüfen olay yerinden geçen kadın doktorun müdahalesi ve boğazını kesici aletle delip hayatta kalmasını sağladı. Yaralı daha sonra gelen 112 ambulansı ile hastaneye kaldırıldı.”
Haberin detaylarını burada vermeye gerek yok, zaten özet her şeyi anlatıyor.
---
Değerli okuyucularım,
Esas benim dikkatimi çeken bu haber sonrasında yapılan bazı yorumlar. Müsaadenizle ben burada bazı yorumları, yorumcuların isimlerini vermeden sizlere aktarmak istiyorum.
-Kahramanlar cesaretleriyle ortaya çıkarlar ve bu günün kahramanı sn. Bircan Yarıcı dır.
-Bir vatandaş olarak Kahraman doktorumuza selam olsun.
-Tebrik ederim. Ancak bu toplumun gözünde doktorlar, öğretmenler, akademisyenler, askerler tü kaka meslek grubu elemanı oldu.
-Böyle insanlar kalmış mıydı ya? Helal olsun…
-Büyük cesaret! Helal olsun! Geçmiş olsun
-Doktoru tebrik etmek lazım. Hasta ölseydi dr öldürdü olacaktı. Ben olsam yapmazdım, ucuz kahramanlığa gerek yok.
-İnsan hayatı ucuz mu? O doktor işini yapmış ve vicdan sahibiymiş.
-Nefes alacak ömrü varmış. Acil şifalar.
-Adamın boğazına delik açarken kanama olabilir ve hiç alakası olamadığı halde hastamızı öldürdün diye hasta yakınlarının şiddetine maruz kalabilirdi. Hasta iyileşip sesinde kısılma veya boğazında iz kalması, nefes yollarında darlık kalması gibi sorunlar çıkabilir. Doktor da mahkemeye verilir, bir de tazminat ödemeye mahkûm edilebilir mi, edilebilir. Meslektaşım iyi cesaret göstermiş, cesaret edemeyebilirdim...
-Cesarete gerek yok iyi yetişmiş bir doktor için bu olay çok basit bir olgudur...
-Büyük vebal almış eğer bir şey olsa idi birçok cahil insan doktor sağlam adamı öldürdü diyecekti.
-Gerçekten gösteriş yok kibir yok gerçekten kahramanca. Cesaret isteyen bilgi tecrübe isteyen bir durum Allah razı olsun, helal olsun, arkadaş inşallah ailesine sağ salim kavuşur.
 
Benim de temennim hastanın bir an önce sağlığına (hasta için duam), herhangi bir komplikasyon olmadan (meslektaşım için duam) kavuşur diyorum.
----
Bildiğiniz üzere bir yıl önce Gaziantep Devlet Hastanesi’nde Dr. Ersin Arslan bir hasta yakını tarafından sırtından bıçaklanarak öldürüldü.
Olayın nedeni özetle şu.
Dr. Arslan, 84 yaşında, kanser hastası bir amcaya şifa vermeye çalışıyor. Amcayı tedavisini tamamlayarak taburcu ediyor. Ama hastalık son evrede olduğu için evde rahatsızlanan amca tekrar hastaneye yatırılıyor ama hayatını kaybediyor.
Daha sonra 17 yaşındaki torunu Dr. Arslan’ı öldürüyor.
Ama torun Dr. Arslan’ı, ölümün verdiği acıyla, bir anlık sinirle öldürmüyor.
Torun, Dr. Ersin Arslan’dan dedesinin ölümünü rapor etmemesini, nüfus müdürlüğüne ve ilgili yerlere bildirmemesini istiyor.
Çünkü ölüm rapor edildiğinde dedesinin maaşı ve bakım parası kesilecek, torun parayı alamayacaktı.
---
Dr. Ersin Arslan’ın KTÜ Tıp Fakültesi için çok ayrı bir önemi var.
Çünkü Dr. Arslan KTÜ Tıp Fakültesi mezunu
Katledildiği duyulduğunda tüm Tıp Fakültesi yasa büründü.
Hocaları, dönem arkadaşları, tıp fakültesi öğrencileri ve diğer çalışanları
Birçok hocası, sınıf arkadaşı hala onun için övgü dolu sözler söylüyorlar.
Çok çalışkan, iyi niyetli, hastası için her türlü fedakârlığı yapabilen bir insan diye
Ölümü duyulduğunda fakülte hastanesinin her tarafına resimleri asıldı, kendisini anma programları düzenlendi.
Ruhu şad olsun, Allah Rahmet eylesin, eşine de Allah sabırlar versin.
---
Geçenlerde fakülteden profesör bir arkadaşım, Dr. Arslan’ın ölüm yıldönümünde yaşadığı bir olayı anlattı.
İbret dolu bir olay…
 “Geçen sene Ersin’in öldürüldüğünü öğrendiğimiz gün, çevre illerden (ismini vermiyorum) bir hastanın yakınları odama geldiler. Bana hastalarının 32 haftalık hamile olduğunu, geldiği hastanede çocuğun özürlü olduğunun tespit edildiğini ve çocuğun alınması için fakülteye gönderildiğini ifade ettiler. Benden çocuğu kürtaj ile almamı istediler. Bende çocuğu alamayacağımı, bunun yasal olarak mümkün olmadığını söyledim. Çocuğun dedesi olacağı ifadelerinden anlaşılan yaşlıca birisi, doktor, doktor, ben bu çocuğa bakamam bunu alacaksın diye bana ısrar ediyordu. Bende hala kendilerine durumu izah etmeye çalışıyordum. Neden hamileliğin başından beri doktora gitmediklerini soruyordum. Bunun çok önceden de tespit edileceğini biliyordum çünkü. Ama nafile. En sonunda dede olacak kişi yakamdaki ve duvarımda asılı duran Ersin’in resmini göstererek size iyi ediyorlar da gebertiyorlar, birkaçınızı daha gebertseler de aklınız başınıza gelse deyince kendilerine odamdan dışarı çıkmalarını söyledim. Tabii odamdan dışarı çıkarken de tehditlerine devam ettiler. Gel de artık bu ortamda hizmet et.”
---
Değerli okuyucularım, bu ve buna benzer daha birçok olayı sadece hekimler değil tüm sağlık çalışanları yaşıyor.
Bizlerde yaşadık hala da yaşıyoruz.
Bu nedenle ben fakültedeki ilk ve son derslerimde öğrencilerime öncelikle şunu söylüyorum.
Çalıştığınız ortamda önce kendi güvenliğinizi sağlayın, güvenli olmadığınız ortamda sağlıklı hizmet veremezsiniz.
Çünkü hoca olarak onlara bu bilinci aşılamaktan öte güvenlikleri için yapabileceğimiz hiçbir şey yok.
Yasalarında yaptığı ve yapacağı bir şey yok.
Ölen ölenle kalıyor, dayak yiyen yediği dayakla.
İşin yoksa birde mahkemelerde uğraş.
 ---
Şimdi gelelim yazının başındaki haber ile ilgili yorumuma,
Doktor hanım burada doğru olanı yapmıştır.
Ama şunu hemen belirtmek lazım, yorumlarda yazıldığı gibi hiçbir doktor günün kahramanı olmak için hastasına müdahalede etmez.
Ama burada doktor hanımı büyük bir risk beklemektedir. Çünkü eğer hasta yaptığı müdahaleden dolayı herhangi bir komplikasyonla karşılaşırsa örneğin bir yorumda yazıldığı gibi “hasta iyileşip sesinde kısılma veya boğazında iz kalması, nefes yollarında darlık kalması gibi sorunlar çıkarsa” ve hasta bu durumu şikâyet konusu yaparsa doktor hanım gerçekten mahkemelerde uğraşmak zorunda kalabilir ve tazminata mahkûm edilebilir.
“Adamın boğazına delik açarken kanama olabilir ve hiç alakası olamadığı halde hastamızı öldürdün diye hasta yakınlarının şiddetine maruz kalabilirdi.”yorumuna da tüm kalbimle katılıyorum.
 ----
Değerli okuyucularım,
İşte bizim tarafta durum şu an bundan ibaret.
Sizlerden bazılarının bu yazıyı okurken neler düşündüğünü tahmin edebiliyorum.
Ama şunu bilin ki, her ne düşünürseniz düşünün, şu an yasal olarak neredeyse hiç güvencesi olmayan, buna rağmen her açıdan en büyük risk taşıyan meslek grubunun başında bizim meslek grubu var.
Bu risk tıp fakültelerini tercih eden öğrenci kalitesini, bu kalitenin değişimi de hekimlerin kalitesini etkiliyor.
Bunun faturasının kime çıkacağını sizlerde tahmin edebilirsiniz zaten
 
Prof. Dr. Ersan Odacı
23.04.2013
 
 
NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Galatasaray 69 33
  • 2 Medipol Başakşehir 66 33
  • 3 Beşiktaş 62 33
  • 4 Trabzonspor 60 33
  • 5 Yeni Malatyaspor 47 33
  • 6 Antalyaspor 45 33
  • 7 Atiker Konyaspor 43 33
  • 8 Alanyaspor 43 33
  • 9 Çaykur Rizespor 41 33
  • 10 Kayserispor 41 33
  • 11 Fenerbahçe 40 32
  • 12 Kasımpaşa 39 33
  • 13 Sivasspor 38 32
  • 14 MKE Ankaragücü 37 32
  • 15 Göztepe 35 33
  • 16 Bursaspor 34 33
  • 17 BB Erzurumspor 32 32
  • 18 Akhisarspor 26 33
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Beyoğlu Belediyesi kış çalışmaları için hazırlıklar tamamlandı
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
3.Köprü'deki inanılmaz ayrıntılar
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA